TRAKYA ÜNİVERSİTESİNDE CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDA EDİRNE’DE PAMUK ZİRAATI KONUŞULDU

Trakya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi tarafından düzenlenen Edirne Konferansları, alanında uzman isimleri ağırlamaya devam ediyor. Edirne’ye ait değerlerin ele alınıp konuşulduğu konferans dizisinin son konuğu Dr. Okan Ceylan oldu.

Trakya Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin, Edirne Konferansları adı altında düzenlediği konferansların bir yenisi “Beyaz Altının Trakya Serüveni: Cumhuriyet’in İlk Yıllarında Edirne’de Pamuk Ziraatı” başlığıyla gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi Merkez Kütüphane Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe, Ege Üniversitesinden Dr. Okan Ceylan katıldı.

Moderatörlüğünü Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Nurten Çetin’in yaptığı konferansta Dr. Okan Ceylan, tarımda “beyaz altın” olarak adlandırılan, ülkemizin önemli değerlerinden pamuk ziraatının Edirne kentinde tarihsel serüveni hakkında bilgiler verdi.

Edirne’de pamuk tarımına ilişkin açıklamalarda bulunan Dr. Okan Ceylan, konuşmasına dünya savaşları arası dönemde dünyada ve ülkemizde yaşanan gelişmelerden söz ederek başladı. 1929 yılında dünyada meydana gelen ekonomik bunalımın, bu döneme damga vurduğunu söyleyen Dr. Okan Ceylan “Korumacı, devletçi ve milli iktisatçı politikalar artış gösterdi. Tahıl fiyatları ve ticaret hacmi düştü. Sağlam Para, Denk Bütçe ve Sıkı bir mali politikalar izlenmeye başlandı. Türkiye’de planlı sanayileşme dönemi yaşandı. Sanayi bitkilerinin yetiştirilmesinin yanında bunların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi yolu izlendi. Pamuk ziraatı bu noktada önemli bir ürün haline gelmiş ancak Trakya bölgesinde bir proje ürün olmuştur.” dedi.

1912 yıllarından itibaren coğrafyada yaşanan savaş ve istilaların, Trakya’daki tarımsal faaliyetleri etkilediğine değinen Dr. Okan Ceylan “1912 Balkan Savaşlarından 1922’ye kadar geçen yıllık savaş ve istilalar, Trakya’daki nüfusu kırmış ve tarımsal yapıların geri kalmasına neden olmuştur. Tam da bu noktada devlet 1925 yılında Alpullu Şeker Fabrikası’nın temellerini atmış ve ilk defa Trakya çiftçisi, şeker pancarı ile birlikte gelir elde etmeye başlamıştır. Alpullu Şeker Fabrikası ile bölgede iskân ve toprağa bağlılık artmış ancak 1929 Bunalımı ve ardından İkinci Dünya Savaşının neden olduğu tehdit ve savaş Trakya ekonomisini zora sokmuştur. 1934 yılında Trakya Umumi Müfettişliği de bu yüzden Trakya’daki kalkınma kapsamında kurulmuştur. Edirne’nin ve Trakya’nın ekonomik ve toplumsal kalkınmasında Trakya Umumi Müfettişliği önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte milli iktisat bu bölgede ancak 1934 yılında hayata geçirilebilmiştir. Yani Trakya’da yerli ve milli sermaye 1934 yılından sonra oluşturulabilmiştir. Böyle bir dönemde bizim en temel sanayi bitkimiz şeker pancarıdır.” ifadelerini kullandı.

Pamuk yetiştiriciliği, tarımı, toprak ve iklim koşulları hakkında da bilgiler veren Dr. Okan Ceylan, ardından pamuğun Trakya’daki tarihi ve ekonomik yerine değindi. Dr. Okan Ceylan “Pamuk, Trakya bölgesinde proje bir üründür. Amaç, dokuma sanayinin talep ettiği ölçüt ve niteliklerde pamuk yetiştirmektir. II. Murat döneminde Edirne’de pamuklu kumaşlar dokunuyordu. 16. yüzyılda Edirne’deki pamuklu dokuma sanayi ve pamuklu dokumanın boyama tekniği vardı. Osmanlı döneminde Edirne pamuğu bir ölçüde İstanbul’daki basma sanayinin pamuk ihtiyacını karşılamak üzere düşünülmüştür. Bölgedeki Ermeniler bu işte öne çıkmıştı. Ancak, tarihte Edirne’de pamuk ziraatı çok yaygın ve vilayetin ekonomisinde belirleyebilecek bir ürün olmamıştır. (susam, hububat, gül, Cumhuriyet sonrası şekerpancarı ya da 1960 sonrası çeltik gibi). Edirne’deki pamuk tohumları daha çok Mısır’dan getirilmiştir. 1863’teki İstanbul’da düzenlenen Ziraat Sergisinde 92 pamuk numunesinden 3’ü Edirne’ye aitti. 1930’lar Türk tarımında verimliğin üzerine çalışıldığı yıllar olmuştur. Trakya’da pamuk ziraatı önerilse de yine de bu ürün buğday, şekerpancarı, susam ve tütün kadar ön plana çıkmayacaktır. En çok üretim Keşan, Eceabat ve Çorlu’dadır.” şeklinde konuştu.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Zafer ile akademik ve idari çalışanlar ile öğrencilerin katıldığı konferans, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Bu içerik 23.11.2022 tarihinde yayınlandı ve toplam 147 kez okundu.