5 ARALIK 2012 TÜRK KADINININ SEÇME VE SEÇİLME HAKKINI KAZANMASININ 78. YILDÖNÜMÜ

Dünyanın önde gelen ülkeleri henüz kadının insan hakları fikrine alışmaya çalışırken, Türk Kadını cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk  önderliğinde, 5 Aralık 1934 tarihinde Seçme ve Seçilme Hakkını elde ederek, siyasette erkeklerle eşit haklara kavuşmuştur.

Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınmasından sonra 1935 yılında yapılan genel seçimde 18 kadın milletvekili seçilmiş ve Türkiye “siyasette kadın oranıyla (%4.6)” Dünya ikincisi olmuştur. Birleşmiş Milletler’in hazırladığı “2012 Siyasette Kadın Haritası”na göre  Türkiye 143 ülke arasında 88. sırada yer almaktadır. 1935 yılındaki  doğru başlangıç sürdürülmemiştir .

Türkiye, 1985 yılında Birleşmiş Milletler, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesine (CEDAW) imza koymuştur. Buna rağmen Dünya nüfusunun yüzde 90’ını kapsayan Dünya Ekonomik Forumu`nun Cinsiyet Uçurumu Endeksi 2012'ye göre Türkiye, 135 ülke arasında en kötü tabloyu çizen 10 ülke arasında yer almaktadır. Türkiye’de kadınlar eğitim, iş yaşamında fırsat eşitliği, gelir ve siyasi hayatta yer alma konusunda sadece Avrupa ülkelerinin değil pek çok gelişmemiş Afrika ve Asya ülkelerinin de gerisinde yer alıyor. 

Uluslararası alanda bir ülkenin en büyük demokratik göstergelerden biri; kadınlara tanınan haklardır. Bir ülkenin daha bilinçli bir toplum oluşturabilmesi için, kadınların yönetim kadrolarında ve karar alma mekanizmalarında yer almaları zorunludur. Kadınların siyasete katılımını artırmak için ülkede özel düzenlemeler hayata geçirilmelidir. `Pozitif ayrımcılık` veya `kota` veya ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın, gerekli  düzenlemelerin amacı, siyasal karar organlarında yer alan kadın sayısının, kritik eşik kabul edilen en az yüzde 30-40 oranlarına ulaşmasını garantileyebilmektir.

Kadınların eğitim, sağlık, istihdam, aile içi şiddet ve siyasette eksik temsil sorunlarının çözümü; "karar verici konumda yer almaları" ile mümkün olacaktır. Kadınların meclislerde eşit temsilinin sağlanması, gerçek demokrasinin yaşama geçirilmesi için öncelikle Seçim Kanunu ve Siyasi Partiler Kanununda ve Parti Tüzüklerinde “her kademede, organlarda, delegelikte ve meclislerde, muhtarlıklarda kadın ve erkeklerin eşit sayıda yer almasını sağlayacak” değişiklik yapılması gerekmektedir. 

Kadınların karar mekanizmalarında etkin yer alması ile,  Kalkınmayı Kadın Erkek Elele vererek yaşama geçireceklerine inanıyoruz. 5 Aralık’ı kutlamanın yanı sıra, ülkemizdeki durumu sorgulayıp çözümler üretmek yönünde çalışmalar yapılması büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda  Türk kadınının her alanda güçlenmesi ve etkin rol oynaması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Trakya Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi-TÜKSAM

 
Bu içerik 06.03.2013 tarihinde yayınlandı ve toplam 762 kez okundu.