TRAKYA ÜNİVERSİTESİNDE ÇOCUK EDEBİYATI KONUŞULDU

Trakya Üniversitesi, Çocuk Edebiyatı ve çeviri alanında önemli isimlerden Doç. Dr. Necdet Neydim’i ağırladı. Edebiyat Fakültesi Mütercim Tercümanlık Bölümü, Çeviri Topluluğu ve Çeviri Blog iş birliği ile düzenlenen konferansa Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Alp, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Mütercim Tercümanlık Bölümü Başkanı Dr. Öğr. Üyesi. Seda Taş, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından açılış konuşması yapan Dr. Öğr. Üyesi Seda Taş, Çocuk Edebiyatı ve çevirisi hakkında bilgi vererek “Çocuk Edebiyatı, birçok özelliği ile diğer edebiyatlardan ayrılmaktadır. Bu türün okurları çocuklar ve yetişkinler olmak üzere birbirinden farklı hedefleri, istekleri hatta dünyaları olan iki farklı kitledir. Kitlenin böylesine çeşitlenmesi çeviri uygulamalarında çevirmenlerin aldığı kararların çeşitlenmesine ve çeviri sürecinin daha hassas ve kırılgan hale gelmesine neden olmaktadır. Bu yönüyle Çocuk Edebiyatı’nda çeviri çok önemli ve ayrıcalıklı bir yere sahiptir. Tanzimat sonrasında Çocuk Edebiyatı’ndan yapılan çeviriler ile bu alana talebin arttığı bilinmektedir. Cumhuriyet Dönemi’nde ivme kazanan, modernleşme sürecinde benimsenen Batılılaşma ilkesinin çeviri edebiyatı konusunu ön plana çıkardığını söyleyebiliriz. Aynı zamanda Türk edebiyat ve kültür dizgisinde Çocuk Edebiyatı’nın özellikle Batı dillerinden yapılan çevirilerle oluşturulduğu söylenebilir.” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Taş; Doç. Dr. Necdet Neydim’in Çocuk Edebiyatı çeviri alanında Türkiye’deki öncü isimlerden olduğunu ve kendisini Trakya Üniversitesinde ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek etkinliğin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti.

Çocuk masum değil masundur!

Konferansına “Çocuk nedir?” sorusu ile başlayan Doç. Dr. Necdet Neydim “Çocuk masum değil masundur! Çünkü masumiyet, suçsuzluk demektir. Çocuk suçsuz olmaz, suç işler ama suçlanamaz. Bu masuniyettir. Hayal güçlerinde oluşturdukları soyut şeylerin hepsi çocuklar için somuttur. İki temel yaklaşımla çocuğa farklı şekilde bakılır. Birincisi, çocuğu özne kabul eden yaklaşımdır. İkincisi, çocuğu nesneleştiren yaklaşımdır. ‘Çocuk, bir hamurdur; biz onu yoğururuz, şekil veririz.’ derseniz onu nesneleştirmiş olursunuz ama çocuk; kalıtımsal özellikleri, içine doğduğu kültürün özellikleri, kendi alımlamaları ile hayatın içerisinde kendisi olarak kendini oluşturmaya çalışan bir varlıktır.” dedi.

Çocuk Edebiyatı ve çeviri hakkında bilgi vermenin yanında kendi deneyimlerinden de bahseden Doç. Dr. Necdet Neydim “Edebiyatta çocuk, gerçek anlamda kendi gerçekliği içerisinde anlatılma aşamasında değildir. Çocuk Edebiyatında güzel resimler yapılmasına rağmen güzel illüstrasyonlar yapılmamıştır. Çeviri kitaplarındaki illüstrasyonlara baktığınız zaman orada bir öykü bulursunuz. Bizimkilere baktığınız zaman çok güzel bir resim vardır ama öykü yoktur. Çocuk Edebiyatı çevirisi yaparken ‘Bu, kültürel olarak bize biraz yabancı.” diyerek kavramı yerlileştiriyorsunuz ama anlam da kaybolabiliyor. Bütün bunlara dikkat etmekle yükümlüsünüz. Çocuk Edebiyatı çevirisini ele aldığınız zaman en başta ‘Benim için çocuk kim? Çocuğu seviyor muyum? Çocuğun dilini biliyor muyum?’ sorularını aklınıza getirmelisiniz. Çocuğun dilini bilmek, onun dünyasını anlamaktır. Onun sözlerini, kavramlarını, tanımlamalarını iyi öğrenin. Metni çevirirken çok büyük laflar etmeyin, çocuğu kendi gerçekliği içerisinde ele alın ve ona göre bir dil oluşturun. Çocuk Edebiyatı’nda en önemli meselelerden birisi ritimdir. Metnin okunuşu ritmikse ve tat veriyorsa çocuk sizinle beraber yolculuk yapar ama siz çevirme kaygısı ile yalnızca cümlelere bakarak çevirirseniz o cümleler kendi başına doğru olur ama asla bir çizgi oluşturmaz ve çocuk bunu okumaktan hoşlanmaz.” dedi.

Konferansın ardından Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İlker Alp tarafından Doç. Dr. Necdet Neydim’e hediye takdimi yapıldı.



Haber: Engin Arda
Editör: Fırat Güngör
Fotoğraflar: Mustafa Topyanak
Bu içerik 10 Haziran 2019 tarihinde yayınlandı ve toplam 455 kez okundu.

Resimler

   Tüm Resimleri İndir

Diğer Haberler» Tüm Haberler

YENİ TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NDEN PROF. DR. CUMHUR KILINÇER’İN BAŞARISI…

Trakya Üniversitesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cumhur Kılınçer, Nörolojik spinal cerrahları ortak çatı altında buluşturarak iletişimini sağlamak, spinal cerrahi ve periferik sinir cerrahisi konusunda eğitim ve öğretim vermek, güncel gelişmeleri aktarmak, ulusal ve uluslararası toplantılar düzenlemek, klinik, anatomik ve deneysel çalışmaları, çok merkezli araştırmaları koordine ..

TRAKYA ÜNİVERSİTESİ’NDE ONKOLOJİ HEMŞİRELİĞİ KURSU

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü ve Onkoloji Hemşireliği Derneği iş birliği ile düzenlenen “Onkoloji Hemşireliği Kursu”, Trakya Üniversitesi Merkez Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Onkoloji hemşirelerini güncel uygulamalarla aydınlatmak ve hastalığa yönelik farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenen etkinlikte 52 katılımcı yer aldı.  Kalp ve damar hastal..

TRAKYA ÜNİVERSİTELİLER, ENGELLİ ÖĞRENCİLERLE KURABİYE YAPTI…

Trakya Üniversitesi Edirne Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Programı öğrencileri, uygulama etkinlikleri çerçevesinde, Trakya Üniversitesi Armağan Dönertaş Engelli Çocuklar Eğitim Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde eğitim gören gençlerle birlikte kurabiye yaptı.  Etkinliğin uygulama sorumluları Melisa Serçiler, Nursena Aktaş, Ayça Dörtgöz ve Fat..

TRAKYA ÜNİVERSİTELİLER, İSTEĞE BAĞLI İNGİLİZCE HAZIRLIK UYGULAMASI İLE FARK YARATIYOR…

Öğrencilerinin yabancı dil yeterliliğine katkı sağlamak amacıyla sürekli projeler geliştiren Trakya Üniversitesi, örnek bir projeye daha imza attı. Çağın ihtiyaçlarına uygun, donanımlı bireyler yetiştiren Trakya Üniversitesi, yeni projesiyle, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra sosyal ve kişisel gelişimlerine de destek oluyor. Proje ile birlikte, akreditasyon süreçlerinden başarıyla geçen ve bağımsı..

Etkinlikler» Tüm Etkinlikler

20
Kas
HER YÖNÜYLE İPSALA SEMPOZYUMU

Her Yönüyle İpsala Sempozyumu İpsala ve civarındaki buluntular ışığında bölgedeki kültürel gelişim süreçlerinin önemli izlerini ortaya koyan yerleşimlerin tarihselleştirilmesinin 7500 ve 8000 yılı rahatlıkla aştığı görülmektedir. Bugün Türkiye Trakya'sı sınırları içinde kalan belli başlı koloniler veya kent-devletleri arasında İpsala da bulunuyordu. İpsala, eski bir Trak kentidir. Milattan önce 4..