|
ULUSLARARASI ŞARAP GÜNLERİNDE ŞARAPÇILIĞIN VE BAĞCILIĞIN SORUNLARI TARTIŞILDI |
Trakya Üniversitesi’nin öncülüğünde Türkiye Şarap Sanayicileri Derneği, Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu ve Winelover Grubu’nun desteği ile düzenlenen “Uluslararası Şarap Günleri” 30 Nisan-01 Mayıs 2004 tarihlerinde Trakya Üniversitesi Karaağaç Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi.
Trakya
Bölgesi gerek uygun ekolojik koşulları ve gerekse tarihi itibarı ile şarap
üretimi açısından önemli bir bölgedir. İki gün süren etkinlikte bu bölgede köken
kontrollü bağcılığa geçişi hazırlamak, şarap kültürünün doğru oluşmasına katkıda
bulunmak, yerli ve yabancı şarap ve bağcılık sektörünü buluşturmak, uluslararası
çalışmalara zemin hazırlamak, toplumun şarap ve şarapçılığa bakış açısını
genişletmek, bağcılık ve şarapçılık sektörünün Üniversitemizden beklentilerini
saptamak ve geliştirmek, ülkemizde bu anlamdaki geniş kapsamlı ve doğru
platformu oluşturmak ve rehberlik etmek amaçlanmıştır.
Şarap Günlerinde açılış konuşmasını yapan Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Hayri TOK, organizasyonun önemine değindi:“Bağcılık ve şarapçılık son yıllarda bu bölgede giderek önem kazanan uğraş alanı haline geldi. Şaraba dair ilk bulgular yine bu bölgeden geliyor. Kafkasya’dan Batı Anadolu medeniyetlerine kadar şarap insanoğlunun karşılaştığı ilk içki. Böyle bir organizasyon ilk defa Trakya Üniversitesi’nin çatısı altında oluşuyor. Bu organizasyonda hem şarabın bilimsel yönünü tartışacağız, hem de şarap tadım aktivitelerinde şarabın kalitesini ve lezzetini ölçme imkanı bulacağız” dedi.
Akdeniz Mutfakları Konservatuarı’ndan Güzin YALIN, Akdeniz mutfağı kültürünü ele aldı:“Şarap kültürün ta kendisidir. Akdeniz Mutfakları Konservatuarı Akdeniz bölgesindeki kültür birikiminin kültür ve yemek kültürü ekseninde korunması, yaşatılması ve geliştirilmesi için kurulmuş bir kurumdur. Bütün Akdeniz’i kapsayan bir kütür alışverişi için kurulmuştur. Akdeniz mutfağının temel taşları olan zeytin, üzüm ve buğday Akdeniz Mutfakları Konservatuarı’nın devamlı ilgi alanı içinde. Yeşil, beyaz, kırmızı. Bu üç renk bizim için çok önemli. Şarap bize göre Akdeniz’li. Şarap sadece eğlenmeye ve gülmeye yardımcı olan bir araç değil, yaşamın ta kendisidir, temel amacıdır” dedi.
Türkiye Şarap Sanayicileri Derneği Üyesi Gıda Mühendisi Cem ÇETİNTAŞ, Türkiye’deki şarap tüketimine değindi:“Bizler birer şarap sanatçısıyız. 5000-6000 yıldır bu topraklarda şarabı devam ettirmeye çalışıyoruz. Şarap Sanayicileri Derneği Türkiye’de birçok noktanın da ön hazırlığını ve çalışmalarını yaptı. Çeşitli kalitedeki şarapları ve üzümleri Türkiye’ye getirdik. Biz zorluklarıyla birlikte mutlu bir coğrafyada, şarap için uygun topraklarda yaşıyoruz. En az şarap tüketen ülkelerden birisiyiz. Cumhuriyet Türkiye’sinden sonra uzun süre unutulan şarapçılık ve bağcılık yeniden gelişmeye başladı. Trakya Bölgesi’nde köken kontrollü bağcılığın yerleşmesinde Türkiye Şarap Sanayicileri Derneği olarak üzerimize düşen görevi yapacağız” dedi.
Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkollü İçkiler Piyasası
Düzenleme Kurumu adına Yüksel DENLİ, alkollü içkiler piyasasına yönelik
düzenlemelere dikkat çekti:“Ülkemizde
alkollü içkiler piyasası 1940’lı yıllarda gelişme göstermiştir. 2001 yılında
kanunda yapılan düzenleme ile piyasadaki denetim monopolü ortadan kaldırılmış.
Tüketicinin korunmasına yönelik politikalar oluşturmak kurumumuzun görevleri
arasında. Şarap yüksek işletme sermayesine ihtiyaç olan, karlılığa zor ulaşılan
bir ürün. Son yıllarda yeni şarap üreticileri de piyasada çok önemli başarılar
kazandı. Yeni monopol piyasasının kalkması, serbest piyasaya geçilmesi çok
sayıda çiftçi ailesini etkilemektedir. Bu yönde çok ciddi politikalara ihtiyaç
var. Şarap üretiminin tescilli bağ alanlarından oluşturulması için yeni
sistemler geliştirildi. Bağ alanlarının da tescilli, kayıt altına alınmış üzüm
çeşitleriyle yapılması kurumumuzun en önemli görevlerinden birisidir”
dedi.
Ankara Ziraat Mühendisleri adına Gökhan GÜNAY, “Kaliteli bağ dikim alanlarının sınırlandırıldığı bir süreçte Türkiye’nin kısıtlılığa ve sınırlılığa maruz kalmadan yapması gereken çok şey olduğuna inanıyorum. Yüksek kaliteli şaraplarla bezenmiş bir üretim deseni oluşturmak zorundayız” dedi.
Rektör Prof. Dr. Osman İNCİ, şarabı sağlık yönünden ele aldı:“Şarap kültür, sanat ve yaşam tarzıdır. Kalp ve damar sağlığı, sindirim sistemi açısından önemli bir tamamlayıcı. Sofrada, mutfakta, beslenmede şarap var. Özel bir bölgede yaşıyoruz. Balkanlar, Güney Avrupa, Anadolu ve Akdeniz’in üst kuşağı. Bunun değerini bilmek zorundayız. Bu toprakların korunması, gelecek kuşaklara kültürel mirasın, beslenme kültürünün aktarılması gerekiyor. Türkiye’de üretilen üzümlerin şarapçılık üzümü olmaması, üretimin yetersizliği şarap üretimini zorlaştırıyor. Şaraba yönelik kısıtlamalar sofra kültüründe başka içkilerin hakimiyetini beraberinde getirdi. İki gün sürecek aktivitelerde 3 ülkeden gelen gruplarımızla Balkan ekolojisindeki ve coğrafyasındaki tarımsal işbirliği politikalarımızla bağcılık sektörünün gelişimine katkıda bulunacağımızı umuyorum” dedi.
“Bilim ve Sanat Yönü İle Şarapçılık”
konulu konferansta Ankara Üniversitesinden Doç. Dr. Ertan
ANLI, şarabın ve bağcılığın tarihçesini ve şarap tadımında dikkat edilmesi
gereken unsurları değerlendirdi. Şarap Tadım aktivitelerinde çeşitli firmaların
birbirinden ayrı lezzetlerdeki şaraplarını tatma imkanı bulan konuklar 1 Mayıs
Cumartesi günü gerçekleştirilen “Türkiye’de
Bağcılık ve Şarapçılıkta Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri” konulu
panelle şarap üretilecek bağ arazilerinin nasıl olması gerektiği, iklim faktörü,
bağcılıktaki yanlış uygulamalar, bağcılığın ve şarapçılığın nasıl
bütünleştirilmesi gerektiği ve diğer ülkelerdeki uygulamalar konusunda
bilgilendiler.
|
|
|
|