ERGENE HAVZASI ÇEVRE DÜZENİ PLANI PROJESİ İZLEME VE YÖNLENDİRME TOPLANTISI YAPILDI |
Trakya Üniversitesi
ile Çevre Bakanlığı arasında 11 Kasım 1999'da imzalanan "Ergene Havzası Çevre
Düzeni Planı Protokolü" gereğince yürütülen çalışmalar devem ediyor.
Eşgüdüm Protokolü
gereği bugün T.Ü.Ayşekadın Yerleşkesi'nde bulunan Ergene Havzası Çevre Düzeni
Planı Bürosu'nda "İzleme Yönlendirme Komite Toplantısı"
gerçekleştiriliyor. Sabah saatlerinde başlayan değerlendirme toplantısı tüm gün
boyunca devam edecek. Rektör Prof.Dr.Osman İNCİ'nin Başkanlığı'nda düzenlenen
toplantıya Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı Proje Ekibi yürütücüleri ve
çalışanları, Valilik, Belediye, Çevre Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan
Bakanlığı, Ticaret ve Sanayi Odası, Makine Mühendisleri Odası, Edirne Çevre
Gönüllüleri Derneği ile Sağlık Müdürlüğü, Orman İşletme Müdürlüğü, Köy
Hizmetleri Müdürlüğü temsilcileri ve basın mensupları katıldı.
Toplantı Rektör
Prof.Dr.İNCİ'nin konuşması ile başladı;
"Bugün burada
Trakya Alt Bölge Planının son değerlendirme toplantısını yapıyoruz. Bir aylık bir
gecikme ile bu planı noktalamayı hedefliyoruz. Ergene Nehri bundan 25-30 yıl öncesine
kadar bir bereket nehri idi. Bugün Ergene Nehri yatağına yosunların dahi giremediği
bir su kaynağı haline geldi. Trakya Üniversitesi olarak bu projenin sorumluluğunu
yüklenme nedenlerimizin başında; vazgeçilemez ekolojik değerlerle yüklü bölgemizde
planlama ve korunmacılığın, dengeli ekonomik gelişmenin sürdürülebilir olması
gerekliliği ve doğal kaynakların uygun biçimde kullanımı ilkesidir. Sizlerin
değerli katkıları ile Trakya Alt Bölge Planı son şeklini alacaktır. Zira Ergene
Havzası Çevre Düzeni Planı Trakya Bölgesinin sürdürülebilir kalkınma ve
gelişmesinin TEMEL-YASASI olacaktır" dedi.
Çevre Bakanlığı
ÇED Daire Başkanı Ertuğrul ALPARMAN, bugüne kadar gelinen aşamaları değerlendirdi.
"Ben Çevre
Bakanlığı'na 1998 yılında dahil oldum. Bakanlıktaki arkadaşlarım 97 yılının
sonuna kadar projeye ilişkin bazı yaklaşımlar ortaya koymuşlardı. Bunlar; stratejik,
Temel ekolojik sınırlı yaklaşımlar idi. Ülkemizde 26 havza var. Bu havzaların etap
etap, havza sınırlarından başlayarak, sürdürülebilir kalkınma programları
çerçevesinde ele alınması lazım Ergene Havzası Çevre Düzeni Planı alanı
Türkiye'de tarih boyunca karşımıza çıkan en büyük planlama olanı. Ergene ile
başlayan plan zamanla Trakya Alt Bölge Planına dönüştü"
Ergene Havzası Çevre
Düzeni Planı yürütücüsü ve İstanbul Yıldız Teknik Üniversitesi Rektör
Yardımcısı Prof.Dr.Emre AYSU ise; çalışmalar esnasında ortaya çıkan eksiklikleri
ve engelleri değerlendirdi.
"Biz bu projeye
Havza Planı diye başladık; ancak zamanla plan bütüne yayıldı. Planlama tek bir
eylemdir. Trakya Alt Bölgesi'nde doğal yapıya baktığımız zaman tarımsal
faaliyetlerin 1. , 2. ve 3. sınıf topraklar üzerinde yapıldığı görülmektedir.
Bölgenin en verimli alanları burada. Bu alanın tam ortasından Ergene Nehri geçiyor ve
bu nehri kimyasal atıklar kirletiyor. Kirlenen nehir sularından da su kaynağı olarak
tarım alanlarında faydalanılıyor. Sanayinin gelişmesi ile birlikte siyasiler bütün
küçük köyleri belde yapmaya başladılar ve her belde kendi başına organize sanayi
bölgeleri oluşturmaya başladı. Buralardaki fabrikalar su ihtiyacını belediyelerden
kuyu açma izni alarak karşılamaya başladılar. Yer altı sularını kullandılar. Her
ilçe kendine bir sanayi bölgesi ilan etmeye çalıştı. Oysa ki potansiyellerine göre
her ilçeye belirli roller yüklenmeli. Böyle olduğu taktirde Trakya alt bölgesi
kalkınacak ve ekolojik denge bozulmayacaktır. Trakya Üniversitesinin öncülüğünde
Kamu Kurum ve Kuruluşlarının, sivil toplum örgütlerinin desteği ile bir örgüt
oluşturarak ve sanayicilerle işbirliği yaparak bölgeyi kurtarmak için hep birlikte
çalışmalıyız"
Proje genel koordinatörü ve Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof.Dr.Hasan
Hayri TOK planın ana hedeflerini yurt içinde ve yurt dışında plana gösterilen
ilgileri değerlendirdi.
"Trakya'da
içerisinde ne yapılacağı belli olmayan araziler enerji nakil hatları verimli
alanlarda kurulan sanayi alanları 1980'li yıllardan beri sorun olmaya devam ediyor.
Tarım arazilerindeki yanlış ve amaç dışı kullanımını önlemeye çalışacağız.
Projeye herkesin desteğini bekliyoruz. Destek verilmezse projenin başarılı olması
imkansızdır"
Son olarak proje müdür yardımcısı Prof.Dr. Ömer ZAİM projenin bugüne gelmesi için
çaba harcayanların çalışmalarını ve projenin mali yönünü aktardı:
"Bu projede başta
valilikler ve belediyeler olmak üzere DSİ XI:Bölge Müdürlüğünün ve DİE Bölge
Müdürlüğünün, il müdürlüklerinin koşulsuz desteklerini gördük. Bizlere
bilgisayar donanım hizmetleri, sayısallaştırılmış harita ve proje çalışmaları,
istatistik verilerin sunulması, hava-yol -iletişim hatlarının kullanımı ile ilgili
hizmetlerin karşılanmasında yardımcı oldular. Bedeli 57 milyar lira olan bir proje bu
döner sermayeden sonra bize kalan miktar aslında 16 milyar 800 milyon TL. Bugüne kadar
pek çok harcamamız oldu. Gerektiğinde kendi cebimizden paralar harcayıp
çalışmalarımızı yürüttük.".
Öğleden sonra
toplantı proje hakkında izleme yönlendirme komitelerinin görüşleri ile devam etti.