KÖY ENSTİTÜLERİNİN 65 YILLIK HİKAYESİ

 

 

Trakya Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen  Kuruluşunun 65. yılında Köy Enstitüleri Anma Etkinliği” Fakültenin Kavaklı Yerleşkesinde yoğun katılımla gerçekleşti. Açılış konuşmalarından önce Trakya Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Enver DURAN’ın mesajı  Yrd.Doç.Dr.Levent GÜNAYDIN tarafından okundu.

Rektör mesajında:

 

 “Öğrencisi öğretmeni usta öğreticisi ile Köy Enstitülü’ler İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde bir destan yarattılar. Yarattıkları efsane; yeşeren toprak, yükselen yapı, ışığa dönüşen su, dayanışma, paylaşma, aydınlanma, özgürleşme demekti. Onlarınki yalnızca eğitim değil, bir yaşam biçimiydi. Onlarca yazar sanatçı, bilim insanı ve milyonlarca öğrenci yetiştirdiler. Ülkemizin bağımsızlığını yitirmesine karşı durdular. Halkla bütünleştiler, verdikleri emeklerin büyüklüğü nedeniyle unutulmadılar, unutturulmadılar.

Bu buluşmadan sonra, eğitimin yeniden yapılanmasını tartışmak üzere ilgili kurum ve kişilerle dayanışmamız sürecektir. Unesco tarafından dünyaya örnek gösterilen Köy Enstitüleri Sistemini kamuoyuna anlatmak, günümüze uyarlanabilirliğini tartışmak gerekmektedir.

Fakültenizce 16.4.2005 tarihinde yapılacak olan “Kuruluşunun 65. yılında Köy Enstitüleri” konulu etkinliğinizin başarılı geçmesini diler, tüm katılımcılara selam ve saygılarımı sunarım”

 

 

Programın açılış konuşmasında Dekan Vekili Prof. Dr. Timur KIRGIZ, “Günümüzün Hasan Ali Yücelleri İsmail Hakkı Tonguçları elleri öpülesi, önlerinde saygıyla eğilinesi öğretmenleri,yazarları, çizerleri, düşünürleri, Türkiye Sevdalıları, sizleri fakültemizde görmekten mutluyum onurluyum.

Köy Enstitüleri neden kuruldu? Neden kapatıldı? Bunları burada yineleyecek değilim. Bunu zaten en iyi bilen sizlersiniz. Mesajım genç arkadaşlarımadır.1936’larda deneme amaçlı başlayıp 1940’ta resmen kurulan köy Enstitüleri, Anadolu’nun meşaleleri olmuştur. Bu dönemde köy çocukları eğitildikten sonra köylerine tarımda, işte, sanatta, zenaatta ve sağlık alanlarında öğretmen olarak geri gönderilmişlerdir. Ancak feodal yapı bu aydınlanma sürecinde rahatsız olmuştur. Cumhuriyet düşmanları ve din istismarcıları bu kurumun kapatılması için ellerinden geleni yapmışlar ve başarılı da olmuşlardır.

Eğer başarılı olmasalardı bugün;

-gidilmemiş köy okulsuz çocuk

-işlenmemiş tarla

-aç-açık insan

fabrikaları kapatılmış işçiler olmayacaktı.

-Avrupalarda çalışan işçiler

-töre cinayetleri

-boşalmış köyler görülmeyecekti.

Çok kısa ömürlü olmalarına karşın öğrencisi, öğretmeni, çalışanıyla  aydın, özgür üretken, araştırmacı, sorgulayıcı, Atatürk İlke ve İnkilaplarına, Laik Cumhuriyete inanan ve bu yolda yürüyen bireyler, yurttaşlar yetiştiren, bugün dahi birçok ülkeye örnek olabilecek üretime dönük eğitimi öngören Köy Enstitüleri;

-Laik eğitimin eğitimin başlamasında öncülük etmiş

-Sanayi için eğitilmiş nitelikli iş gücünün oluşmasına yardımcı olmuştur.

-Ataerkil toplumdan çekirdek aile toplumuna dönüş başlangıcı olmuştur.

-Atamızın özlediği demokratik toplum ve kültür için kurumsal alt yapı oluşmasına neden olmuştur.

-Ezbercilikten uzak sorgulayan bireyler yetiştiren, demokratik ve üretici eğitimin başlamasına öncülük etmiştir.

Köy Enstitüsü ruhunun tüm eğitim kurumlarımızda hayat bulmasını diliyor saygılarımı sunuyorum.” dedi.

 

Programın söyleşi bölümünde konuk konuşmacı T.Ü. Eğitim Fakültesi Öğr. Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bülent BERKOL köy enstitülerinin kuruluş sürecini değerlendirdi:

 

“Atatürk Devrimi’nin kopmaz bir parçası olan Köy Enstitüleri 17 Nisan 1940’ta 4 kırsal yerleşim biriminde aynı zamanda kuruldu. Sayıları aynı yıl 14’e 8 yıl içinde de 21’e çıkarıldı. Köy Enstitüleri yalnızca öğretmen yetiştiren kuruluşlar olmayıp,bulunduğu çevreyi araştıran, geliştiren ve çevrenin kalkınmasını da üstlenmiş kurumlardı. Çok önemli bir işlevi yerine getirdi.  Başka biçimde söylersek Köy Enstitüleri kırsal yörede toplumsal, ekonomik  ve kültürel kalkınmayı sağlamak; bu alanda ilgili gerekli elemanları yetiştirmek için kurulan yapılardı.

 

 

Bu konuşmamda 1954’te Demokrat Parti yönetiminde kapatılan Köy Enstitülerinin 14 yıllık çalışmaları üzerinde durmak istiyorum.1935’te nüfusumuz 16 milyonun üzerindedir; bunun %80’i kırsal kesimde yaşamaktadır. 40 bin köy;25 bin mezra,oba. kom, istasyon,iskele çiftlik gibi köy altı yerleşim birimi vardır.İstenilen düzeyde okul, öğretmen ve para yoktur. Nüfusun %80’i okur yazar değildir.İşte bu koşullarda İlköğretim sorununu çözmek olanaksızdı. 1935’te İlköğretim Genel Müdür vekilliğine atanan, Köy Enstitülerini mimarı İsmail Hakkı TONGUÇ, “Eğitim Yolu ile Canlandırılacak Köy” adlı çalışmasında, çözüm yolunu şöyle gösteriyor: “Köyü canlandırma alışılagelmiş sıradan bir ilköğretim sorunu değildir. Eğitim yolu ile köyü canlandırmak;  modern anlamda ilköğretimi köye mal etmekle sağlanabilir. (...) Köyü canlandırma sorunu, her şeyden önce bu savaşa katılacak elemanı yetiştirme sorunudur. Köy Enstitülerinin kuruuluş nedenlerinin başında bu gelir.”

1923’e dek kırsal kesimin yazgısını değiştirecek köklü bir atılım yapılamamıştı. Bu tarihten başlayarak, eğitim politikası; yurttaşlık bilincini güçlendirmeye, ulusal kültür birliğini sağlamaya, nitelikli insan gücünü yetiştirmeye yönelik olmuştur. Atatürk’ün eğitim görüşü; geleneksel eğitime, medrese eğitimine karşıdır. Atatürk, sorun çözen, üretici insanın yetiştirilmesini amaçlayan  bir eğitim düzeni istiyordu. Kemalist eğitim görüşü; 1923-1946  yılları arasında uygulanmıştır. Bu yılları eğitimde, birbirini tamamlayan 5 Eğitim Seferberliği gerçekleştirildi. Bunlar;

  1. Okuma-Yazma Seferberliği,
  2. Halk Eğitimi Seberliği,
  3. Köy Eğitimi Seferberliği,
  4. Mesleki ve Teknik Eğitim Seferberliği,
  5. Çeviri ve Yayın Seferberliği

İşte Köy Enstitüleri bu seferberliğin bir parçasıdır.  Bunu gerçekleştirenler Hasan Ali YÜCEL’in Milli Eğitim Bakanlığı döneminde İlköğretim Genel Müdürlüğü yapan İsmail Hakkı TONGUÇ ve çalışma arkadaşlarlarıdır. Köy Enstitülerinde eğitimi yoktan var eden, kurumları kendi olanaklarıyla ayakta tutan, verimli bir çağdaş eğitim anlayışıdır.

 

 

Köy Enst. Öğretmenler adına konuşan Köy Enstitüsü mezunu Emekli öğretmen İbrahim TUNAHAN, “Köy Enstitülerinin dönemin çok önemli eğitim ihtiyacı için var olduğunu çok kötü bir kararla kaptıldı” dedi.

 

Programın son bölümünde emekli öğretmen Mehmet BUDAK,  bağlamasıyla yerel türküler seslendirdi. Trakya Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Kavaklı Yerleşkes’ndeki programın bitiminden sonra Köy-Koop Kırklareli Birliği Poyralı Istranca fabrikasında ağaç dikme töreni için gidildi. Dikiminden sonra fabrika anfi tiyatrosunda türküler ve oyunlarla etkinliğe son verildi. Etkinlik Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Kırklareli Şubesi ve Köy-Koop Kırklareli Birliğinin desteğiyle gerçekleştirildi.

     

 

 

 

 Haber Başlıkları